* İnsan Hem Yoldur Hem Yolcu *

Ağustos 17, 2014

Amerika Seyahati / Yedinci Gün


Buket Uzuner Şehir Romantiğinin Günlüğü adlı gezi kitabında kayıt tutmakla ilgili bir öneride bulunuyor gezginlere: "İster mahallenizi, kentinizi, ister okyanus ötesi ülkeler veya kendi iç steplerinizi keşfe çıkmış bir gezgin olun, izlenim ve duygularınızı yazın, çizin, görüntüleyin, yani o sırada kaydedin. Bunları yayınlamak, sergilemek önemli değil, bunları yapabilmek önemli. İçinizdeki gezgini uyandırın, silkeleyin ve 'öteki ben'inizle' hala tanışmadıysanız artık tanışın, onu beğenmeseniz bile kabullenin. Zaten gezmek de budur!" 
"Ama kim olursanız olun, daima keşfedin; her yaşta, her uzay ve zaman parçasında, içinizde ve dışınızda..."

Blogu ilk yazmaya başladığımda; acaba çok mu kendini beğenmiş davranıyorum, benim yazdıklarımla kim ilgilenir ki diye düşünüyordum. Ama bir yandan da ilgilensinler istiyordum... 
Şimdiyse sadece anıları kaydetmekten zevk aldığım için yazıyorum, yoksa uçup gidecekler; kitap cümleleri ekliyorum, çünkü bildiğiniz romantiğim, belki bir 'şehir romantiği'...




NewYork ile vedalaştiktan sonra Amerika seyahatimizin ikinci kısmına merhaba dedik. 
New Jersey'den arabamızı kiraladık ve  "Atlantic City" e doğru yola koyulduk. Araba ile, NewYork Atlantic City arası yaklaşık iki saat sürüyor. 

Otoyollarla  ilgili söylenmesi gereken en önemli konu; paralı oldukları ve para ödemeniz gereken otoban gişelerini kaçırmamanız gerektiğidir. Ayrıca Türkiye'de otoban üzerindeki benzincilere giriş hep sağdandır, fakat Amerika'da, otobandaki iki yolun ortasında oldukları için sol şeritten giriş yapılıyor. Veee filmlerdeki gibi, benzincilerde benzininizi kendiniz dolduruyorsunuz.

İnternetten Alınmıştır.

Yolumuzun üzerinde "Long Beach Island" a uğradık ve haritada da gözüken Surf City sahiline gittik. Adından da anlaşılacağı üzere upuzun bir sahili ve Atlantik okyanusu manzaralı evleri mevcut, yazın sörfçüleri de bol bol görmek mümkün. Biz gittiğimizde Ekim ayı olması sebebiyle sokaklarda ve sahilde kimsecikler yoktu. 



Peter Benchley'e ait bir kitaptan uyarlanarak yapılan Jaws filmi, 1916 yılında New Jersey sahilinde oniki gün süren, dört kişinin ölümü ve bir kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan köpekbalığı saldırılarını anlatmaktadır. Köpekbalığı tarafından ilk saldırı Long Beach Island Beach Heaven kasabası sahilinde gerçekleşmiştir. Artık böyle saldırılar bu bölgede olmasa da orada denize girmek gerçekten cesaret işi.
http://en.wikipedia.org/wiki/Jersey_Shore_shark_attacks_of_1916






Profil fotoğrafı çekmek için harika bir yer Long Beach Island... :)




Atlantic City, okyanusun kenarında bir kumarhaneler şehri. Las Vegas kadar meşhur olmasa da buraya da küçük Las Vegas diyebiliriz. 
1921 yılında yapılan ilk Amerika güzellik yarışması burada yapılmış.




Daha önceki hazırlık yazımda bahsettiğim gibi Tropicana otelde kaldık. Burada çok ünlü otelleri bulabilmeniz mümkün ve memnun kalacağınıza da eminim.


Otelimiz, yazın daha cıvıl cıvıl olduğunu düşündüğüm ahşap rıhtım yolunun (Boardwalk) hemen kenarındaydı. Hava kötü de olsa otelden çıkıp etrafı keşfedebildik. 






  Otelimize yürüyerek 12 dk. mesafedeki Tanger Outlet'e gittik. 
Amerika'da outletlerin danışma merkezlerinden mağazaların indirim kuponlarını alabiliyorsunuz. Eğer kuponları harcayamazsanız atmayın yolunuzun üstündeki başka bir Tanger Outlet'de süresi geçmeden kullanabilirsiniz. Alışverişte en önemli konulardan biri de ürünün üstündeki fiyata verginin dahil olup olmadığıdır. Kasada bir sürprizle karşılaşmamak için bunu muhakkak teyit etmelisiniz.
 Biz burada alışveriş yapmadık. İyiki de yapmamışız. Sonra diğer günlerde gititğimiz outletler hem mağaza çeşitliliği hem de fiyatlar ve indirimler açısından  çok daha iyiydi. Onları da daha sonra anlatacağım.

İnternetten Alınmıştır.

Otele döndükten sonra akşamımızı biraz kumar oynayarak ve ücret almadıkları içkilerimizi yudumlayarak geçirdik. Bu arada kumarhanelerde oyun masalarını çekmek yasakmış ama ooops ben çekmiş bulundum. Acemilik işte:)





 Yedinci gün önceki günlere göre dinlendiğimiz, daha az yürüdüğümüz ama yine de yürüdüğümüz, mola tadında birgün oldu.



Sekizinci gün yine yollara düşüp başka bir şehre gideceğiz. Çok ciddi bir şehir, bir başkent...


Deli eder insanı bu dünya;
Bu gece, bu yıldızlar, bu koku,
Bu tepeden tırnağa çiçek açmış ağaç
Orhan Veli












Tepkiler:

0 yorum :

Yorum Gönder

Social Profiles

Twitter Facebook Google Plus LinkedIn RSS Feed Email Pinterest

Translate

🌠

🌠

Yüreğİ Çİngene Kız

'Bir varmış, bir yokmuş; memleketin birinde "yüreği yerleşik" kızlar yaşarmış. Annelerinin eşarplarını köşesinden büzer, duvak yapıp aynaya bakarlarmış. Bebeklerine türlü giysi diker, ninniler söylerlermiş. Gel gelelim aynı memlekette "yüreği çingene" bir kız daha varmış; halıya boylu boyunca uzanır, dünya atlasına bakar ve gözlerini yumarmış. Gözlerini açtığında da parmağını dokunduğu diyarda olduğunu düşlermiş. Aradan zaman geçmiş, pireler berberlikten, develer tellalıktan vazgeçmiş. Herkesin düşü gerçekleşmiş. "yüreği yerleşik" kızlar sahici duvaklar takıp bebeklerine ninniler söylemiş. "yüreği çingene" kız ise parmağını koyduğu her yeri gezmiş.'

Anonim

Kİmİm kİ?

Fotoğrafım
İstanbul, Turkey
Arkeoloğum demeyi çok isteyen ama sadece arkeoloji mezunu, gezmeyisever, kedisever, hayvansever, kitapsever, bir de İstanbul sever...

Kıymetlİmİs

.
.
.
.

Küçük Bir Bilgi

Yazılarımda kullandığım fotoğraflar bana veya eşime aittir. İnternetten alıntı fotoğraf kullandığımda kaynağını muhakkak belirtiyorum.

Copyright © BerrakCa | Powered by Blogger
Design by Lizard Themes - Published By Gooyaabi Templates | Blogger Theme by Lasantha - PremiumBloggerTemplates.com